Fırında Yoğurt

İnternetin başına geçtiğimde, eğer bir şey aramak niyetinde değilsem, hemen takip ettiğim bloglara girerim. Bu bloglardan iki üç tanesi dışında hepsi yemekle ilgilidir. Yemek yapmak, mutfakta zaman geçirmek günün yorgunluğunu üzerimden silip süpürüyor. Hele bir de, yaptıklarımı yiyenlerin ağızlarına attıkları ilk lokmadan sonra yüzlerindeki her mimiği takip edip, memnuniyet ifadesini yakaladığım an değmeyin keyfime… Rahmetli babaannem yemek pişirdikten sonra herkesten övgü dolu sözler beklerdi. Sanırım bu özellik genlerle bana da geçmiş. Gerçekten övülmeyi istiyorum. Bakıyorum ki kimseden ses yok “biraz tuzu fazla mı olmuş, ne?” gibi bir cümle kurup “yok, yok, çok güzel olmuş” sözünü milletin ağzından kerpetenle sökene kadar uğraşıyorum. Ne yapayım, suçluyu söyledim işte, genlerim!

Evlenmeden önce, benim için evin en gereksiz bölümü mutfaktı. O muhteşem yemekleri pişiren annemin kızı olmak için hiç de uygun değildim galiba. Paketteki çorbaları karıştırdığımda topak topak olurdu. Hatta annem o zamanlar nişanlım statüsündeki sevgili eşime “bak oğlum, bu kız yemekten pek anlamıyor” dediğinde, nişanlım “hiç üzülme anneciğim, ben yaparım yemekleri” diye cevaplandırıp annemin içine serin sular serpmişti. Gerçekten de uzun yıllar kendisi bu görevi layıkıyla yerine getirdi. Canım hamsili pilav ister-pişirir, canım börek ister-açar, canım tavuk suyuna çorba ister-mis gibi hazır olurdu. Kızımız doğduktan sonra bile bir süre böyle gitti. Ne zaman mutfağa yaklaştığımı çok net hatırlamıyorum aslında. İlk yaptığım yemeklerin denekleri olan eşim ve kızım için üzülüyorum bazen. Hatta yakın dostlarım için de. Ama artık galiba yemek yapmayı öğrendim.  Hatta kızım geçenlerde “tıpkı anneannemin yemeği gibi kokuyor” dediğinde konunun sağlamasını yapmış oldum.

Bu kadar sözü, dün akşam mayaladığım yoğurda getirmek için söyledim. Yemek yapmayı hafiften öğrenmeye başlayınca, bu kez konuyu sağlıklı yemekler yapmaya da getiriyor insan ister istemez. Dışarıdan almak yerine evde yapmak. Yoğurt da bunlardan birisi. İşe tabii sütle başlanıyor. İyi bir süt nasıl bulunur? Sütün iyisi nasıl değerlendirilir? Eminim bir sürü kriter var bunun için. Ben detaylar içinde kaybolmaktan çok hoşlanmadığımdan olsa gerek, sütlacı harika olan bir sütçüden aldığım süt ile mayalıyorum yoğurdumu. Sütçümüz her pazar sabahı bir elinde güğüm, bir elinde yumurta sepetiyle kapıya dayanıyor. Koca koca gökdelenlerin, akıllı binaların arasında güğümle dolaşan bir adam görmek insana “bu ne yaman çelişki” dedirtiyor tabii ama nafile.
Süt eve girdiği anda önce bir tülbentten geçiriliyor, sonra ocaktaki yerini alıyor. En az 30 dk. kaynıyor.  Bu arada besin değerlerini de kaybediyordur ama pastörize edilmiş sütten eminim daha iyidir. Ardından soğutup doooğru buzdolabına. Ertesi gün, bir kilosu ile muhallebi veya sütlaç pişiriyorum.

Kalan bir kiloluk sütü, küçük parmağımı içine soktuğumda yanmayacak sıcaklığa gelene değin ısıtıyorum. Öte yandan, daha önceden mayaladığım yoğurttan iki yemek kaşığını derince bir kaba koyup, ılık süt ile ayran kıvamına gelene kadar karıştırıyorum. Oluşan karışımı sütün içine döküp her yanına dağılacak şekilde kaşığı içinde 2-3 kez döndürüyorum. Mayalanmış sütü boş ve ısıtılmamış fırınımın içine koyuyorum. Kesinlikle kabın üzerini kapatmıyorum. Bütün bunları akşam saat 21.00 sularında yapıyorum. Ertesi sabah 06.00’da fırından çıkarıp yine üzeri açık bir şekilde dolaba kaldırıyorum. En az 12 saat üzeri açık olarak buzdolabında bekleyen yoğurdumun kapağını kapatıp, bir sonraki gün yenmek üzere dinlendiriyorum. İşte, mis gibi yoğurdunuz hazır.

Önemli bir püf noktası, bir gün önce fırında pişirdiğiniz bir yiyecek olduysa, fırının iyice temizlenip havalandığından emin olun. Aksi takdirde fırında kalan koku yoğurdunuza siniyor. Tecrübeyle sabittir.

Mayaladığınız süt sıcak olursa yoğurt ekşi, soğuk olursa sulu oluyor. Isıyı iyice kontrol etmek gerekir.

Afiyet olsun…

Reklamlar

2 thoughts on “Fırında Yoğurt

  1. Ali Demircan 6 Mayıs 2013, 12:47 Reply

    Çok güzel bir yazı olmuş…
    Eline, aklına, kalemine sağlık…

    Dr. Ali Demircan
    Operasyon Müdürü

    Eczacıbaşı Sağlık Hizmetleri
    Koşuyolu Cad.
    Cenap Şahabettin Sok. No:84
    Koşuyolu 34718 – İstanbul
    Telefon: 0216 547 25 00 – 558
    Faks: 0216 545 25 03-04
    http://www.eczacibasisaglik.com.tr
    http://www.evital.com.tr

    [444 4 ESH]

    [E-ECZACIBASI-LOGO]
    [tam 40 y ld r1]
    [NoPrintTr]

  2. ID 6 Mayıs 2013, 19:05 Reply

    Eline saglik Ilknur’cugum!!!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: