Aylık arşivler: Nisan 2014

Mart bitti, Nisan bitiyor

fotoğraf (7)

Yine ara verdim yazmaya. Ama bir sorun “niye?”. Suçlu Mart ayı. O kadar ağır geçiyor ki Mart ayları benim için, yüreğimdeki şişkinlik mi daha fazla, karnımdaki şişkinlik mi kestiremiyorum.

Aldığım her nefesle ciğerlerime doldurduğum oksijen olmasa gerek, yoksa bu kadar ağırlık niye olsun ki? Kafamdaki seslerin gürültüsünden çocuklar uyanacak, komşular rahatsız olacak gibime geliyor.
2013 Mart ayında da inişlerimden ve çıkışlarımdan bahsetmişim. En istikrarlı olduğum şey, her yıl Mart ayında istikrarsızlaşmam galiba.

Bu ağırlık içinde bitti gitti koskoca Mart. Nisan’a geliverdik bile.

Harika başladım bu aya. Sevgili Zeynep Erkekli’nin davetlisi olarak eşim ve kızımla beraber, Devlet Tiyatroları’nın Cevahir Sahnesi’nde “Cimri”yi izledik. 1600’lü yıllarda sahneye konmuş bir eserin 2000 yıllarda halen geçerliliğini koruyor olması çok can yakıcı. İnsanların para tutkusu artarak devam ediyor, açgözlülük, doyumsuzluk toplumu sarıp sarmalıyor. Bu farkındalıklarla izlediğimiz oyunda sevgili Zeynep Hanım çöpçatan Frosine rolü ile yine gönülleri fethetmeyi başarıyor.

Tiyatronun başlamasını beklemek için Starbucks’da otururken, biletlerimizin olduğu zarfa eklenmiş olan, geçtiğimiz yıl izlediğimiz “Peri Devden Korkuyor” isimli oyunun broşürüne bakıyorum. Bir elimde kahvem bir elimde Peri Devden Korkuyor ile ilgili resimler, yazılar, karşımda eşim ve kızım ile zaten keyif sarhoşluğu yaşarken, çevirdiğim sayfalardan birisinde gözüme çarpan “İlknur Demircan” yazısı ile yerimden zıpladım. Bu harika oyunu izledikten sonra bloğumda yazdığım yazıdan bir cümleyi broşüre eklemişler. Sanırsınız ki TIMES’da makalem yayınlanmış. Broşürü elimde sallayıp herkese duyurasım var. Coşkum o seviyede. Ve bu coşku bünyemden 3-4 gün çıkmadı. İnsan egosuna ilaç gibi geliyor böyle şeyler. Yukarıdaki resim de işte egomun ilacından bir kaç kesit…

Daha bir sürü şey oldu bu ay içinde. Beni umutlandıran, korkutan, bazen ayağımı yerden kesip, bazen durup düşündüren bir sürü şey.

Ağır geçen Mart ayını, keyifli geçen Nisan’a devredip onu da bitirmek üzereyim.

Haziran’dan çok umudum var. Planlar, hayaller…
Kısmet…

Reklamlar
%d blogcu bunu beğendi: