Aylık arşivler: Nisan 2015

Profesyonel Veli Olmak

Çoğunuzun bildiği gibi, 16 yaşında bir kız ve 7 yaşında bir erkek çocuğu annesiyim. Bundan dokuz yıl önce kızım ilkokula başladığı zamanlarda velilerin biraz tuhaf olduklarını düşünmüş ama çalışıyor olduğum için çok fazla anlama fırsatı bulamamış ve ilişki kuramamıştım kendileriyle. Aradan geçen dokuz yıl içinde veli profili de ciddi bir evrim geçirmiş sanırım. Veya ben çalıştığım için diğer profili çok net izleyememişim. Veya benim ilerleyen yaşım yeni nesil veli profilini kavramakta zorlanıyor. Veya geçen yıllar içinde sabrım azalmış. Veya….

Çalışma hayatım boyunca en çok “veli”cilik oynamayı istedim aslında. Çocuğunu okula götüren, okulla ve öğretmenlerle sürekli bağlantı halinde olan insanların hangi ruh haliyle bunu yaptıklarını hep merak ettim. 09.00-17.00 iş düzenine son verince bu merakımı giderme fırsatı buldum ve Eylül ayı itibariyle bu oyunun içine girdim ben de.

Eylül’den bu yana deneyimlediklerimden oluşan aşağıda okuyacaklarınız, benim gibi profesyonel iş hayatının içinden çıkıp, profesyonel velilerin içine gireceklere rehber olması amacıyla kaleme alınmıştır.

Profesyonel veli olmak için oğlumu okula getirip götürmekle başladım işe. O sırada okuldaki diğer velilerle sosyalleşmeye çalıştım. Sonra öğretmenlerle. Okulda görevli diğer çalışanlarla. Bu arada diğer ebeveynleri izledim. Sabah 08.30 itibariyle, ful makyaj altına giyilmiş eşofmanla gelen çalışmayan anneler, her sabah çocuğu ikna etme konusunda göbekleri çatlayan ve bu durumdan hiç memnun olmadığı her halinden belli babalar, çocuklarının hatırına torunlarını okula getiren, ayaklarının ağrısına rağmen merdivenlerden çıkmaya çalışan büyükanne ve büyükbabalar, işe gitmeden önce çocuklarını bırakan iş kıyafetli anneler gördüm çeşit çeşit.

Bu insan türü arasında hiç anlam veremediğim, yeryüzündeki tek önemli kişinin kendi çocuğu olduğunu zanneden ebeveynlerin araçlarını tam okulun kapısının önünde durdurma arzuları oldu.  Aynı anda kaç araba durabilir aynı yerde yahu! Hatta birbirlerinin arabalarının önüne parkedip gidiyorlar bazen. Çocuğu sınıfına bırakıp geliyorsun, bir de üstüne hanımın gelmesini bekliyorsun geri dönebilmek için. Beklettiği için ne bir rahatsızlık, ne bir özür. Gayet rahat arabasına binip gidiyor tuhaf bir hava ile.

Her Allahın sabahı gördüğüm, aynı saatte kapıdan girdiğimiz bir veli var. Çocuklarımız geçen yıl aynı sınıftaydı, bu yıl yanyana sınıftalar ve birbirlerini çok seviyorlar. Anne ile göz teması kurmak mümkün değil. Sanırsın ki küçük dünyalar bizzat kendisi tarafından imal edilmiş.

Veli toplantısında, çocuğunun birinci sınıfta olduğunu idrak etmemiş olmalı ki, üçüncü sınıfta başlayacak sınavlarla ilgili sorular soran veli gördüm vallahi.

Çocuğunun yüzme konusunda bir deha olduğunu söyleyen ve her Cumartesi günü 1 saatlik yüzme okuluna götüren bir veli de tanıdım mesela. Başka zamanlarda antrenman yapıp yapmadığını sorduğumda “yoo” dedi. Haftada bir gün, bir saat içinde çocuğun yüzme dehası olduğunu tespit etmiş üstelik bunu desteklediğini düşünen bir zihniyet. Bir başka veli ise çocuğunun topla oynamayı çok sevmesi nedeniyle basketbola çok uygun olduğunu söylüyor. “Çocuk daha topu bile süremiyor ama canım benim” diyemiyorsun tabii.

Whatsup grubundan çocuğu saçmasapan bir şeye üzüldüğü için diğer anneleri uyarabilme hakkı olduğunu düşünenlere de pek şaşıyorum. Ne bu yahu, herkes niye birbirini uyarma arzusu içinde?

“Kermes var, görevlisin” dediler, gittim. Öncesinde bir toplantı yapılacak ve görevler dağıtılacaktı. Bunca yıl en kurumsal şirketlerden birisinde, en tepe yöneticilerle çalıştım, bir toplantının böylesine ciddiye alındığını hiç görmedim. Vallahi bu veli milletinden iki-üç tanesini kurumsal şirketlerin yönetim kurulu toplantılarına alsalar, kurumsal ortamların vizyonu bambaşka bir boyuta taşınır. Sorular soruluyor (abuk subuk), notlar alınıyor (ciddi ciddi), yorumlar yapılıyor (sert sert).

7 yaşındaki kızı, sınıftaki erkek çocuklarından birisine aşık olduğu için birbirine dünür gibi davranan insanlar da var desem inanır mısınız? Kız annesi ağırdan alıyor, erkek annesi pervane olmuş. “Huuu, çocuklarınız daha 7 –yazı ile yedi – yaşındaaaa”.

Uzun lafın kısası, velileri izlemeye bayıldım. Bu kadar büyük tür çeşitliliği için National Geografic belgesel çekse yeridir. Bu belgeseli uzaktan izlerken anladım ki, ben hiç bir zaman profesyonel veli olamayacağım. Olmasam iyi olur hatta.

Hadi gidip makyajımı yapayım; oğlumu okuldan almaya gideceğim de…

Sevgiyle kalın…

 

%d blogcu bunu beğendi: